AB İltica ve Göç Paktı: 12 Haziran 2026’da Hangi Düzenlemeler Uygulanmaya Başlayacak?

AB İltica ve Göç Paktı, 12 Haziran 2026 itibarıyla büyük ölçüde uygulama aşamasına geçiyor. Bu tarih, AB iltica ve göç hukukunda yalnızca teknik bir değişiklik anlamına gelmiyor; aynı zamanda başvuru prosedürlerinden sınır işlemlerine, sorumluluk paylaşımından dayanışma mekanizmasına kadar birçok alanda yeni bir dönemin başlangıcını ifade ediyor.

11 Haziran 2024 tarihinde kabul edilen ve iki yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülen Avrupa Birliği’nin İltica ve Göç Paktı, 10 temel düzenlemeden oluşmaktadır. Bu 10 düzenlemenin 9’u tüzük (regulation), 1’i ise yönerge (directive) niteliğindedir. Pakette yer alan bazı düzenlemeler tüzük (regulation) niteliğinde olduğu için üye devletlerde doğrudan uygulanacak; bazıları ise yönerge (directive) niteliğinde olduğundan ulusal hukuka aktarılmayı gerektirecek. Ayrıca bazı mekanizmalar, hukuken yürürlüğe girse bile fiilen uygulanabilmek için kapasite, Komisyon değerlendirmesi veya Konsey kararı gibi ek şartlara bağlı olacak.

Aşağıdaki tablo, 12 Haziran 2026 bakımından düzenlemelerin hukuki durumunu özetlemektedir:

NoDüzenlemeHukuki türKısa açıklama12 Haziran 2026 itibarıyla uygulanma durumu
1Reception Conditions Directive, Directive (EU) 2024/1346Yönergeİltica başvurucularının barınma, sağlık, maddi destek, çalışma hakkı ve özel ihtiyaçlarının değerlendirilmesine ilişkin kabul koşullarını düzenler.Doğrudan uygulanmaz; üye devletler tarafından ulusal hukuka aktarılması gerekir. Aktarım ve uygulama için temel tarih 12 Haziran 2026’dır.
2Qualification Regulation, Regulation (EU) 2024/1347TüzükKimlerin mülteci veya ikincil koruma statüsü alacağını ve bu statülerin hangi hakları doğuracağını belirler.Doğrudan uygulanır. 12 Haziran 2026’dan itibaren mülteci ve ikincil koruma statüsüne ilişkin yeni ortak kriterler geçerli olur.
3Asylum Procedure Regulation, Regulation (EU) 2024/1348Tüzükİltica başvurularının incelenmesi, hızlandırılmış prosedürler, sınır prosedürü, kabul edilemezlik kararları ve güvenli ülke kavramlarını düzenler.Doğrudan uygulanır. 12 Haziran 2026’dan itibaren yapılan başvurular bakımından yeni iltica usulleri uygulanmaya başlar.
4Return Border Procedure Regulation, Regulation (EU) 2024/1349TüzükSınır prosedüründe başvurusu reddedilen kişiler için sınırda geri dönüş usulünü düzenler.Doğrudan uygulanır. Ancak fiili uygulama, sınır prosedürü kapasitesi ve ilgili altyapının hazır olmasına bağlıdır.
5Union Resettlement and Humanitarian Admission Framework Regulation, Regulation (EU) 2024/1350TüzükAB’ye güvenli ve yasal yollarla yeniden yerleştirme ve insani kabul çerçevesi kurar.Zaten 11 Haziran 2024’ten beri yürürlüktedir. Yalnızca Eurodac ile bağlantılı bazı teknik hükümler 12 Haziran 2026 itibarıyla uygulanacaktır.
6Asylum and Migration Management Regulation, Regulation (EU) 2024/1351TüzükDublin III sisteminin yerine geçer; hangi üye devletin başvurudan sorumlu olacağını ve dayanışma mekanizmasını düzenler.Doğrudan uygulanır. 12 Haziran 2026’dan itibaren Dublin sistemi yerine yeni sorumluluk ve dayanışma sistemi uygulanmaya başlar. Ancak yıllık dayanışma havuzunun somut işleyişi Komisyon değerlendirmesi ve Konsey uygulama kararlarına bağlıdır.
7Regulation (EU) 2024/1352 on consistency amendments related to screeningTüzükScreening Regulation ile bağlantılı olarak diğer AB mevzuatında teknik uyum değişiklikleri yapar.Doğrudan uygulanır. Screening Regulation’ın uygulanabilmesi için ilgili AB mevzuatındaki teknik uyum değişikliklerini devreye sokar.
8Screening Regulation, Regulation (EU) 2024/1356TüzükDış sınırda veya bazı ülke içi yakalamalarda kimlik, güvenlik, sağlık ve kırılganlık taramasını düzenler.Doğrudan uygulanır. 12 Haziran 2026’dan itibaren dış sınırda veya belirli ülke içi durumlarda tarama prosedürü uygulanmaya başlar.
9Eurodac Regulation, Regulation (EU) 2024/1358TüzükEurodac veri tabanını iltica ve göç yönetimi için daha kapsamlı bir biyometrik veri sistemine dönüştürür.Genel olarak 12 Haziran 2026’dan itibaren doğrudan uygulanır. Ancak geçici koruma yararlanıcılarının biyometrik verilerine ilişkin bazı hükümler 12 Haziran 2029’da uygulanacaktır.
10Crisis and Force Majeure Regulation, Regulation (EU) 2024/1359TüzükKriz, göçün araçsallaştırılması veya force majeure durumlarında uygulanacak istisnai prosedürleri düzenler.Olağan şekilde otomatik uygulanmaz. Kriz, araçsallaştırma veya force majeure durumunda Komisyon değerlendirmesi ve Konsey yetkilendirmesiyle devreye girebilir. Genel uygulama tarihi 1 Temmuz 2026 olarak öngörülmektedir.

12 Haziran 2026’da doğrudan uygulanacak temel düzenlemeler

AB hukukunda tüzükler, üye devletlerde doğrudan uygulanır. Bu nedenle, İltica ve Göç Paktı kapsamındaki birçok temel düzenleme 12 Haziran 2026 itibarıyla ulusal aktarma kanunu beklenmeden geçerli hale gelecektir.

Asylum Procedure Regulation, yani İltica Usul Tüzüğü, iltica başvurularının nasıl inceleneceğini, hızlandırılmış prosedürleri, kabul edilemezlik kararlarını, güvenli üçüncü ülke ve güvenli menşe ülkesi kavramlarını ve sınır prosedürlerini düzenlemektedir. Bu düzenleme, 12 Haziran 2026’dan itibaren yapılan başvurular bakımından uygulanacaktır.

Return Border Procedure Regulation, sınır iltica prosedürü kapsamında başvurusu reddedilen kişiler için sınırda geri dönüş prosedürünü düzenler. Bu düzenleme de 12 Haziran 2026’dan itibaren uygulanacak hükümler arasındadır.

Screening Regulation, düzensiz şekilde AB dış sınırlarından giriş yapan kişiler ile bazı hallerde ülke içinde yakalanan üçüncü ülke vatandaşları bakımından kimlik, güvenlik, sağlık ve kırılganlık taraması yapılmasını öngörür. Bu sistem, iltica veya geri dönüş prosedürüne geçmeden önce bir ön değerlendirme mekanizması oluşturur.

Eurodac Regulation, mevcut Eurodac sistemini sadece iltica başvurularına ilişkin bir parmak izi veri tabanı olmaktan çıkararak daha geniş bir göç ve iltica yönetimi veri tabanına dönüştürmektedir. Genel uygulama tarihi 12 Haziran 2026’dır. Ancak geçici koruma yararlanıcılarının biyometrik verilerine ilişkin bazı hükümler daha ileri bir tarihte, 12 Haziran 2029’da uygulanacaktır.

Qualification Regulation, kimlerin mülteci veya ikincil koruma statüsü alabileceğine ilişkin ortak kriterleri ve bu statülerin içerdiği hakları düzenler. Bu düzenleme de 12 Haziran 2026 itibarıyla uygulanacak temel düzenlemelerden biridir.

Asylum and Migration Management Regulation, önceki Dublin sisteminin yerini alacak temel düzenlemelerden biridir. Hangi üye devletin bir iltica başvurusundan sorumlu olacağını belirler ve aynı zamanda yeni dayanışma mekanizmasını kurar. Bu düzenleme de 12 Haziran 2026’dan itibaren doğrudan uygulanacaktır.

Hukuken yürürlüğe girecek ama uygulaması özel şartlara bağlı olan düzenlemeler

Bazı düzenlemeler AB hukukunun parçası olarak uygulanmaya başlayacak olsa da, pratikte bunların etkili şekilde işlemesi bazı ek şartlara bağlıdır.

Bunların başında sınır prosedürü gelmektedir. İltica Usul Tüzüğü ve Sınırda Geri Dönüş Prosedürü Tüzüğü kapsamında sınır prosedürü yeni sistemin önemli unsurlarından biridir. Ancak bu prosedürün fiilen uygulanması, üye devletlerin belirli bir kapasiteye sahip olmasına bağlıdır. AB düzeyinde “yeterli kapasite” 30.000 olarak belirlenmiştir. Üye devletler düzeyindeki kapasite ise Komisyon tarafından her üç yılda bir uygulama kararıyla belirlenecektir.

Benzer şekilde, Asylum and Migration Management Regulation kapsamındaki dayanışma mekanizması da otomatik ve sabit bir sistem olarak işlemeyecektir. Her yıl Komisyon, AB’deki göç durumunu değerlendirecek; hangi üye devletlerin baskı altında, risk altında veya ciddi göç baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirleyecektir. Ardından Konsey, dayanışma havuzunun kapsamını ve üye devletlerin katkılarını belirleyen uygulama kararları alacaktır.

Crisis and Force Majeure Regulation ise olağan iltica prosedürünün bir parçası gibi her durumda uygulanacak bir mekanizma değildir. Bu düzenleme, kriz, kitlesel akın, göçün araçsallaştırılması veya force majeure gibi istisnai durumlarda devreye girecek özel bir sistem öngörür. Bu hallerde bazı prosedür sürelerinden veya olağan kurallardan geçici sapmalara izin verilebilir. Ancak bu tedbirlerin uygulanabilmesi için Komisyon değerlendirmesi ve Konsey yetkilendirmesi gerekir.

Bu nedenle bu düzenleme, otomatik şekilde herkese uygulanacak bir prosedür değil, istisnai haller için tasarlanmış özel bir araçtır.

Ulusal hukuka aktarılması gereken düzenleme: Reception Conditions Directive

Pakt kapsamındaki en önemli farklılıklardan biri Reception Conditions Directive, yani Kabul Koşulları Yönergesi’dir. Bu düzenleme bir tüzük değil, yönergedir. Bu nedenle üye devletlerde doğrudan uygulanmaz; ulusal hukuka aktarılması gerekir.

Bu yönerge, iltica başvurucularının barınma, maddi kabul koşulları, sağlık hizmetlerine erişim, çocukların korunması, özel ihtiyaçların değerlendirilmesi ve çalışma piyasasına erişimi gibi konuları düzenler.

Üye devletlerin bu yönergeyi ulusal hukuklarına aktarma süresi 12 Haziran 2026’da dolmaktadır. Bu nedenle bu tarihten itibaren üye devletlerin kabul koşullarına ilişkin ulusal mevzuatlarını yeni AB standartlarıyla uyumlu hale getirmiş olması beklenir.

Özellikle başvurucuların özel kabul ihtiyaçlarının kısa sürede değerlendirilmesi, çocukların kural olarak gözaltına alınmaması ve başvurucuların en geç belirli bir süre içinde iş piyasasına erişebilmesi gibi hükümler, uygulamada önemli sonuçlar doğuracaktır.

Zaten yürürlükte olan düzenleme: Resettlement and Humanitarian Admission Framework

Union Resettlement and Humanitarian Admission Framework Regulation, diğer düzenlemelerden farklı olarak 12 Haziran 2026’yı beklememektedir. Bu düzenleme 11 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir.

Bu çerçeve, AB’ye güvenli ve yasal yollarla yeniden yerleştirme ve insani kabul mekanizmasını düzenlemektedir. Klasik iltica başvurusu prosedüründen farklı olarak, üçüncü ülkelerde bulunan kişilerin AB’ye düzenli, planlı ve güvenli şekilde kabul edilmesini hedefler.

Ancak bu düzenlemenin Eurodac sistemiyle bağlantılı bazı teknik hükümleri 12 Haziran 2026’dan itibaren uygulanacaktır.

Bu değişiklikler neden önemli?

12 Haziran 2026 tarihi, AB iltica ve göç sisteminde yeni bir idari ve hukuki mimarinin başlangıcıdır. Yeni sistemin amacı, başvuruların daha hızlı değerlendirilmesi, sorumluluğun daha net belirlenmesi, dış sınır prosedürlerinin güçlendirilmesi ve üye devletler arasında daha öngörülebilir bir dayanışma mekanizması kurulmasıdır.

Bununla birlikte, sistemin insan hakları açısından ciddi şekilde izlenmesi gerekecektir. Özellikle sınır prosedürleri, güvenli üçüncü ülke kavramı, hızlandırılmış incelemeler, fiili özgürlükten yoksun bırakma riski, çocukların ve kırılgan grupların korunması, etkili başvuru hakkı ve geri göndermeme ilkesi bakımından uygulama büyük önem taşıyacaktır.

Hukuki metinlerin varlığı tek başına yeterli değildir. Asıl belirleyici olan, bu düzenlemelerin üye devletlerde nasıl uygulanacağı, başvurucuların usuli güvencelere gerçekten erişip erişemeyeceği ve AB’nin temel haklar standartlarına ne ölçüde bağlı kalacağıdır.

Sonuç

12 Haziran 2026’da AB İltica ve Göç Paktı’nın ana omurgası yürürlüğe girecek ve birçok düzenleme doğrudan uygulanacaktır. İltica prosedürü, tarama mekanizması, Eurodac sistemi, sorumluluk ve dayanışma kuralları ile koruma statüsüne ilişkin hükümler bu tarihten itibaren yeni dönemin temelini oluşturacaktır.

Ancak tablo tamamen tek tip değildir. Kabul Koşulları Yönergesi ulusal hukuka aktarılmayı gerektirir. Kriz ve force majeure düzenlemesi ancak istisnai durumlarda ve özel karar süreçleriyle devreye girer. Yeniden yerleştirme ve insani kabul çerçevesi ise zaten 2024’ten beri yürürlüktedir.

Bu nedenle 12 Haziran 2026, yalnızca bir yürürlük tarihi değil; AB’nin iltica ve göç yönetiminde daha merkezi, daha hızlı ve daha kontrollü bir sisteme geçişinin kritik eşiğidir. Bu yeni dönemde temel haklar, hukuki güvenceler ve insan onuruna saygı ilkesi, sistemin başarısını belirleyecek en önemli ölçütler olacaktır.